üstü kalsın

Pazartesi, Mart 27th, 2006

Hayır. İki defa tekrarlamayacağım. Burada olsun yapmayacağım bunu. Çünkü ben esprisi duyulmadığında ikinci defa –bu sefer yüksek sesle- tekrarlayanlardan tiksiniyorum. O yüzden eski blog sayfamdan tek kelime taşımayacağım buraya. Taşıdıklarımı tanıştırmak kafi. Ne mi taşıdım?

Tabi ki Ruhi Bey’i ve onun güzel çamaşır makinesini. Ruhi Bey’in 30 derece pamuklu* programı olmadan olmaz.. Bu aralar yumuşatıcı sıkıntısı çekiyoruz ama olsun, taviz vermeyip sert kalmayı tecrübe etmeyi ihtiva ediyor bu ayki müfredat.

Bu org’da Lucas gibi bir ejderhaya dönüşmem kuvvetle muhtemel. Üstelik kafalarımı hem uçurmak hem de ejderha kalmak istemem de bir sürpriz olmayacak. Önlem almak lazım, kavga etmemeleri için, güzel kafalarımı kategori kategori ayırmalı; saçlarını tarayıp, kimisinin kahküllerini geriye atmalı, kimisininkini sağa, kimisininkini sola yatırmalı; boy sırasına sokmalı; laf dinlemediklerinde enselerine birer tane patlatmalıyım.

Bak gene heyecanlandım Ruhi. Devri sen mi 1000’e getirdin? Yok yok azaltma, 1000 iyidir. Hızlı başlangıçları severim bilirsin.

*Yazar kişi yazdıkça, içindekileri 30 derece pamuklu programda yıkayıp, Remedios‘un beyaz çarşafları misali güneşe astığını düşünmekte ve garip bir şekilde mutlu olmaktadır. Görgü kuralları gereği, üstüne varmamak icap eder.

.