örl grey
Perşembe, Mayıs 4th, 2006
evet aynen böyle olacağını önceden biliyordum, çünkü her sabah oluyordu. yarı uykulu, serviste uyumuş ve hala açılamamış gözlerimle, elimde zeytinli poğaçamla odamdan içeri girdiğimde “günaydın güzellik” diyecekti. ben de “günaydın s bey” diyecektim. şaşırtıcı değildi. sonra çay alıcaktım çaycı tuğrul abi’den, o da peltek peltek günaydın diyecekti bana. çok sempatik, tanısanız siz de bayılırsı..
ama artık çay içmekten ölücem! lütfen daha fazla üstüme gelmeyin. “hadi bir çay söyle bakalım cadı” demeyin bana. ayrıca ne cadısı ya? hayatım boyunca “cadı” addedildiğim tek yer iş yerim. ayrıca cadı ne ya? üç yaşındaki çocuk muyum ben. ama bazen o kadar çok kahkaha atıyorum ki, kendi kulağım kendi kahkahamdan rahatsız oluyor. ben bir keresinde öküz gibi güldüm.
dediğim gibi, artık çay içmek istemiyorum. gerekli mercilere ne yazı yazcaksanız yazın. su bardağında çay olayına da sonuna kadar karşıyım. tuğrul abi darılma. elma çayı içicem az sonra, nedir bu devlet dairelerinin çay olayı? gencecik yaşımda nefret ettirdiniz, öldürdünüz beni! günaydın güzellik! sensin günaydın güzellik! söylemiş miydim? çok sinirliyim bugünlerde.
inanmazsın harikulade bi şey oldu: yazının sonunda tuğrul abi çay getirdi. s bey hapşurdu, çok yaşa dedim, “sen de gör güzellik” dedi.
