thoroughly strikethrough

Salı, Mayıs 23rd, 2006

birileri boğazıma yapışıyor. çok çirkinim. o rapor öyle oluyor mu ha, oluyor mu, yakışıyor mu bana? ben kuyu başı datalarını neden çeviriyorum ki kuyu dibine? beni sıkan mı var? açarım telefonu, isterim datayı. alt tarafı salak bi grafik için yapıyorum bunları, olabildiğine salak bir excel grafiği için. sürekli üstünü çiziyorlar yaptıklarımın. tekrar tekrar geri gönderiyorlar. ben tam doğru yaptım derken, tam sevinecekken bir şeylere.. siliyorlar. birileri sürekli üstümü çiziyor.

ben size ne yaptım sevgili lan’lar, biricik ulan’lar? ben ben ben! ne ben? siz ben ben ben derseniz ben tam üç kere ben ben ben ben ben ben ben ben ben olurum tamam mı? şuramın da üstünü çizer misiniz lütfen müdür bey amca? ben gerizekalı olduğum için, size yemin ederim çok dürüstüm bu konuda, tam bir gerizekalı olduğum için ben bu işlerden anlamıyorum. basınç, sıcaklık filan sokakta yanımdan geçseler tanımam. şiğir okuyim mi size? tam dört bin sekiz yüz doksan tane basınç datam var? mısra mısra ezberimde hepsi. ya sizin, sizin var mı ha? altı saniyede bir okuyorum. bip. bibip. ben bip. neaber? bir basınç ölçüm cihazı kadar işlevim yok. hiç bir şey hakkında bilgim yok. çaktırmıyorum. öyle güzel susuyorum ki herkes beni bir şey sanıyor. ya da sanmıyor. ah günlük raporlar da geldiler. canlarım. on dokuz-yirmi-yirmi bir-yirmi iki-yirmi üç mayıs. beş günlük dataları giricem o sayfaya. neden? o adam o raporları intranetten okumak istemediği için. n’olur üstümü çizin! nefes alamıyorum. fay fay kırın beni. asitleyin galon galon. lütfen üstümü çizin de kurtulayım. ağzımı yüzümü çizin. tümden çizin. bütün bütün çizin. zik zak çizin, ya da dümdüz çizin. yeter ki çizin. bakın gene konuşuyorlar. simulasyon diyorlar. yaptın mı diyorlar. hayır yapmadım. yapmak istemiyorum. öğrenmek istemiyorum ben bunları. kafama kafama sokmayın şu bipleri, bibipleri! çok saygıdeğer ağzını burnunu kırdıklarım, doktorunuzun adresini bana da verir misiniz? ihtiyacım var çünkü. çünkü ben hep susuyorum. çünkü ben aslında her şeyi biliyorum. çünkü ben susunca her şey geçicek sanıyorum. bekleyince geçicek sanıyorum. öylece durunca bu da kendi kendine çözülür gider be diyorum. düzelir diyorum. konuşsam n’olcak ki? bık bık bık. neden konuşiyim ha? ben ben ben‘miş. ben bi konuşsam ben ben ben ben ben ben ben ben ben konuşurum! pek güzide kaşını gözünü yardıklarım, ebenizin hatrına çizin üstümü! bi çiziktirip gidin gözünüzü seviyim.

.