sindirim ağızda biter: tükürürsek.

Çarşamba, Eylül 13th, 2006

al bu uyarıları beynine algılatmaya götür. beynin ben bu uyarıları algılamam vik bik derse, uyarıları algılamadan geri getir. fakat rica ediyorum artık kendini bi takatukalat. || ölümüne italik || moralimin öyle bi küfür edesi var ki, yazıya döksem on tane tuvalet kağıdı rulosu bitirebilirim. on rulo alana iki rulo da bizden. küfür kakaya benziyor, o açıdan söylüyorum. yoksa bildiğim iki mi üç mü küfür mü ne var.. o kadar. || bizim zamanımızda “kızlar saçını kızıla boyatmasın”cılar vardı, n’oldu onlara. || ölümüne bold || yeni bi eve taşındığımda hangi eşyamın nerede olduğunu bilmezsem içim rahat etmez. sürekli huzursuz olurum. kolileri parçalayıp konfeti yapmak isterim. oha abartma. tamam, kolileri parçalayıp parçalanmış koli yapmak isterim. oha aferin. || æ şu şey kurdele gibi. kurdæle. kurdale var bi de ama o bask dilinde seni seviyorum demek. yok artık ben de prens çarls. || ölümüne strikethrough || puding yapmak dünyanın en kolay işidir. ama pudingi ilk defa yapıyorsak, bu puding için küçük, küçüğümüz içinse puding bir adımdır. küçüğümüze puding yaptırmak için ona on defa “süt” deyip, her “süt” deyişimizin ardından ona “beyaz” dedirtiriz. [misal: -süt! -beyaz! -süt! -beyaz! -süt! -beyaz! -süt! -beyaz! -siyaaah! -beyaaaaz! -siyaaaaah! -beyaaaaaz! -ne bir heves! -ne bir heves! -ne bir tutku! -ne bir tutku! -beşiktaşım anlatılmaz bir sevgi bu! -bir sevgi bu! -tapıyoruz! -tapıyoruz! -seviyoruz! -seviyoruz! -aşkından kahrolduk biz geberiyoruuuzz!] ardından inek ne içer diye sorarız. yeterince kafası karışmış, kulak memesi kıvamındaki küçüğümüz tarif üzerinde yazan “5 su bardağı süt” tanımına yeterince odaklanamaz hale gelir ve “5 su bardağı su” koyar tencereye. oldu mu sana sulu puding. tabi ki de oldu, tebrikler. küçüğümüz dediğim de onaltı yaşında eşşek [fonetiğinden öptüğümünün] kadar kız ha. olsun, o sulu pudingi feyza’ya yediririz. ki yedirdik onaltı yaşındayken. feyza şimdi ikiz kulelerde. sulu puding yemişsin zamanında desen tanımaz. || beyler üçümüz uzlaşmalıyız || tak. a. tuk. a. men dakka dukka der gibi. || al bu takatukaları takatukacıya götür, takatukacı takatukaları takatukalamam derse takatukaları takatukalatmadan geri getir. fakat rica ediyorum artık beni bi anla. || onları da yaz ve onları da yaz. o da olur. olur. bi gün olur. çok beklersin. || ille de tahoma!

.