out of bed
Çarşamba, Ekim 25th, 2006
beynimizde bir unutma merkezi vardır. farkında olmadan beynimizdeki çoğu şeyi unutma merkezine göndeririz. unutulmak istenen öğeyi kağıt öğütücüden geçen bir kağıt parçası gibi düzgün şeritlere ayırır ya da çöp öğütücüden geçirir gibi milyonlarca küçük parçaya böleriz.
hepimizin bildiği gibi beynimizde bir de öküzlük merkezi vardır. bazen düşüncelerimizi farkında olmadan oraya göndeririz ve çok öküz oluruz. bu, bir başkasının hakkımızda “hiç ince düşünemiyor, öyle denir mi hiç! hiç öyle yapılır mı! ayıp!” ve hatta “tü allah senin bin türlü yazıklar olsun yani” dediği andır. ben en çok bundan korkarım. eskiden yanlış anlaşılmaktan korkardım, artık öküz gibi anlaşılmaktan korkuyorum. çok basit bir şeyi düşünememekten korkuyorum. bunu yapabildiğime göre, şüphesiz beynimizde bir öküzlük yapmaktan korkma merkezi vardır. bazen düşüncelerimizi oraya göndeririz ve korkarız. beynimizde bir korkma merkezi olduğu gibi bir endişe ve hemen 45 angström yakınında bir üzülme merkezi de vardır. bu iki tehlikeli merkeze dikkat etmeliyiz doğrusu. düşüncelerimizi oraya göndermemeyi başarırsak ne endişelenir ne de üzülürüz. beynimizin neden merkezi ise çözüm üretemeyen, en gıcık merkezdir. çünkü sürekli şöyle der: “neden? neden? neden? neden? neden? neden?” and so on. beynimizde bir de kayahan merkezi vardır. oraya giden yolunu kaybetmiş düşüncelerimiz “ben nerde yanlış yaptım?” adlı şarkıyı söyler.
şu anda oturup blog yazdığıma göre pek tabi ki beynimizde bir blog yazma merkezi de vardır. beynimizde bir çok merkez vardır. bugün bunları tanıdık. beynimizin aferin merkezi bize aferin dedi. aferin.
