entropy’ler ve audrey’ler
Salı, Kasım 14th, 2006
yeni evime taşındım. yapılacak bir sürü iş var. ocağı tüpten doğal gaza convert, çamaşır makinesi musluğu için çatal fix, kolileri & kutuları empty, perdeleri hang, dünyayı hang, kendini hang, ruhunu hang! iş yeri ayrı bir olay. şu raporu database’e enter, bu test değerlendirmesini interpret, gaz rezervini calculate, sunumları update, yarın seminere attend, çay drink, devleti save, dünyayı save, kendini save, ruhunu save!.. hey tatlım,, unutmadan bir de o excel dosyasını save.
en nihayetinde entropy diye bir şey var sayın okuyucu. hepimizin bildiği gibi; entropy increases as matter and energy in the universe degrade to an ultimate state of inert uniformity. biz iş yerinde müdürüm maykıl, sekreter cenifır ve oda arkadaşım cef’le hep ingilizce konuşuyoruz ondan kafam karıştı. kusura bakma, biraz enternasyonal oldum ama çok şükür burnumu snort diye değil snıf diye çekiyorum. snıff.. snıf.
aaa! üstün dökmen! merhaba üstün dökmen! hoşgeldiniz üstün dökmen! oturmaz mısınız, bir çayımı drink üstün dökmen! “yok canım sağol, başka zamana. ben mini-öğretiye geldim. rıza size sıkıştırılmış bir paket gönderdi. şöyle: sıkıntılı zamanlarda sakın ümidini kesme; çalış gayret göster. göreceksin ki bir gün güneşli, neşeli günler seni kucaklıyacaktır. güçlük kolaylıkla beraberdir, kendine gel, ümidini kesme…“ sağolun üstün dökmen! teşekkürler üstün dökmen! rıza’ya selam söyleyin üstün dökmen. vallahi çok iyi geldi, bir an ruhumun en diplerinde kişisel geliştim gibi hissettim. başımda dikilmenize ve elleriniz ceplerinizde postu bitirmemi beklemenize gerek yok ama üstün dökmen.. deli mi ney. tamam bitti zaten ya üf. sonra görüşürüz inşallah sayın okuyucu.
