optimum verimlilik ve zarafet yasası
Salı, Aralık 19th, 2006
sevgili jürgen,
evrenin optimum verimlilikle kullanılması gerektiğine dair düşüncelerim var. bugün sevgili dostum mehmet’le buluşmak üzere gittiğim mekanda, iki koltuklu bir masanın boş olduğunu gördüm ve tereddüt etmeden oturdum. o koltukları boş bulmak biraz zor oluyor çünkü sandalyeli masaların sayısı daha fazla ve koltuklar gerçekten çok rahat. mehmet yaklaşık olarak 10 dakika kadar geç kaldı ve ben 10 dakika kadar erken geldim.
bu süre zarfında yavaş yavaş çevremdeki diğer masalar da dolmaya başladı. gelen iki-üç kişilik grupların sandalyelere oturmak zorunda kalması ve benim iki güzel koltuklu masada tek başıma oturuyormuş gibi görünmem beni bir süre rahatsız etti. kendimi haklı çıkarmaktan memnun bir iç ses sayesinde mehmet’in az sonra geleceğini hatırladım. o masada iki kişi oturacak olmamız bana koltuklu masaya oturma lüksünü veriyordu.
peki ya herkes böyle mi düşünüyordu? eminim tek başına bile olsa o koca koltuklu masaya oturacak olan pek çok insan vardı. bense tek başıma olsam muhtemelen sandalyelere yönelirdim. kimileri bunu eziklik olarak adlandırmaktan çekinmese de, ben bunu evrenin optimum verimlilikle kullanılması adına yapıyor olurdum.
kibar olmak lazım geliyor jürgen. zarif olmak lazım geliyor. ben ki, birisine haddini bildirmek istiyorken bile, o kişiye reddemeyeceği bir methiye düzermişcesine sövmek istiyorum. sövmek küfür etmek değil elbette, hicvin güzelliği inceliğinde yatıyor. bir odun parçasına çiçekler açtırıp, aynı odunu ağaçtan geldiğine pişman edebilirim lakin insan bazen oduna bile benzemiyor.
her zaman senin,
claire
