remedios hanımın gündüz düşleri

Cuma, Ocak 5th, 2007

diyeceğim asıl şu yazıyla ilgili: kendini prenses sanma gereçleri. bu yazıyı okuyan birisi gayet de “aa kıza bakh kendini prenses sanıyor, çok aferin” diyebilir. evet doğru aslında, bir ufak rüzgar, bir de güzel paltom var diye kendimi prenses sanabilirim ben. vaov prenses!prenses ne yapar hemen onu hayal ediyorum, musa’nın ikiye böldüğü nehir gibi ikiye ayrılmış halkın arasından arabasıyla mağrur bir edayla geçiyor. gözlerini hafif kaldırıyor, hafif yere bakıyor, gülümsüyor ama o-ne-gü-lüm-se-yiş! işte bu gülümseyişle halkını selamlıyor prenses. bir gülümseyişle halkını selamlayabilene prenses deniyor.

hemen bu çerçeveye kendimi koyuyorum. hayatımda hiç olmadığım kadar ağırbaşlıyım ve mağrur oluşum kimseyi rahatsız etmiyor, ben prensesim! sıra geldi halkı selamlamaya. -ahaha, hayale bak müzeyyen, prensessen illa ki halkı selamlıycaksın- ben ayağa kalkıp elimi kolumu sallaya sallaya, otuz iki dişimi göstere göstere sırıtarak selamlıyorum herkesi! işte orada bitiyor prenseslik. bir saç dalgalandıran rüzgar, bir de kemik rengi paltoyla olacak şeyler değil bunlar diyorum.

.