mükemmel bakkal

Salı, Haziran 5th, 2007

“Canlı, güzel, eşkenar bir dörtgen. Bu karenin size kendisinden söz ettiğini varsayın. Onun size söylemeyi akıl edeceği en son şey dört açısının eşit olduğudur. Bu onun için öyle doğal, öyle sıradan bir şeydir ki artık farkında bile değildir.” D-503 - Kayıt Beş

otobüs tünelden geçerken önümdeki koltukta, babasının kucağında oturan bebek tünel ışıklarına gözlerini kocaman açarak baktı. büyülenmiş gibi baktı, baktı, ışıkları uzun süre izledi ve gözlerini babasına çevirdi: “sen de gördün mü, sen de gördün mü, bu olağanüstü şey, bugüne kadar hiç böyle bir şey görmedim, buradan o kadar sakin görünüyorsun ki şu an yaşamakta olduğumuz şeye tam anlamıyla tanıklık ettiğini düşünmüyorum!”

eşkenar dörtgenle bi kafede oturuyor, karşılıklı ice-tea içiyorsunuz. eşkenar dörtgen olduğunu bir süredir unutmuş olduğun dörtgene bakıyorsun. o sigarasını yakıyor. bakıyorsun, bakıyorsun, uzun süre izliyorsun. içine amerika’yı keşfetmişsin gibi bir his doğuyor. tüm iç açılarını görüyorsun dörtgenin, birbirine eşit muazzam açıları, kenarları ve senin tarafından taranmaya hevesli tüm alanını. tam karşında duruyor. seni bir duygu seli, ağlama tutuyor çünkü sen kadınsın. yüzünü yıkamak için lavaboya gidiyorsun. (cristoph colomb da amerika’yı keşfettiğinde duygulanmış ve bu gözü yaşlı duygusal görünümünden arınmak için en yakın lavaboya koşmuştur) yüzünü yıkarken tanımadığın melez bir kadın spontane teselli etme hisleriyle omzuna vuruyor: pat pat. şimdi elin gavuruna eşkenar dörtgenin iç açılarını keşfedişini ve mutluluktan ağladığını nasıl anlatıcaksın.

ücretsiz “algı eşiğini düşürme operasyonları” düzenliyorum. çevrenizde sıradan görünen şeylerin mükemmelliklerine tanık olabilmeniz için. çevrenizdeki her şeye gözlerinizi kocaman kocaman açarak bakın diye. operasyonları gerçekleştirdiğim üssümün adı “mükemmel bakkal”. çünkü size mükemmel bir dünya satıyorum ve sattığım şeylerin reklamını yapmıyorum.

.