“postlarını anlamıyom” etiketli yazılar serisi

Pazar, Haziran 17th, 2007

metafor ağaçta yetişmez

geçen gün bir kuruntu yaptım: paragrafın bir yerinde newton’un kulağından, tailor’un serisinden, fibonacci’nin spiralinden tutunca kendimi bir şey (mi?) sanıyorum. bu aynı kırmızı bir ferrari’nin önünde kasıla kasıla fotoğraf çektirmeme (mi?) benziyor. diyelim ki öyle olsun, ferrari’nin bana ait olup olmaması önemli değil. neden onun önünde fotoğraf çektirip, üşenmeden o fotoğrafı mail listendeki herkese gönderiyorsun be kadın? subject: kırmızı ferrari bana çok yakişiyor :p

“mütevazılık bir erdem değil, gereksiz bir kibirdir” derken derken, mütevazı olmanın gerekliliğine her şeyden çok inanır oldum. bendeyse şey duruyor, bol mu geliyor, dar mı geliyor, tam bilemiyorum ama bana yakışmıyor yani. elementary my dear watson, emel sayın olunmaz, doğulur.

rüya no: 8956geçen gece kafamı yastığa koyduğumda, bir önceki gece gördüğüm rüyamı hatırladım. bazı geceler böyle olur. sabah aniden uyanmışsam, rüyam kısa dönemli belleğimden uzun dönemli belleğime aktarılamadığından gün içinde rüyama dair hiçbir şey hatırlamam ve gece her şey teker teker aklıma gelir. bir önceki gece rüyamda ölmek üzere olduğumu görüyordum. nasıl bir olayla karşı karşıya olduğumu hatırlamasam da, panik içinde olduğumu hatırlıyorum. bir de rüyamda içimden “eğer gerçekten öleceksem şu anda gözümün önünden bir film şeridi geçmesi lazım” diyorum. bunu düşünmemle birlikte bir film şeridi gözümün önünden geçiyor. böyle çizgifilm gibi, balık, kedi, köpek gibi renkli renkli çizimler filan! güler misin, ölür müsün. hayır olsun.

.