re

Çarşamba, Ekim 24th, 2007

“nefes aaaaaal, nefes veeeeer, nefes alırken bacakları uzattık, nefes verirken kalça aşağıya, nefes alırken toplandık, nefes aaaal, nefes veeer, nefes aaaal, nefes ver!” (eseri vurgulu kılan tamamen kreşendolar ve dekreşendolardır ve ne yazık ki onu kelimelerle yapamıyoruz ama bizim hoca güzel yapıyor, tekrarladıkça daha güzel söylüyor.) “ister ağır ol ister hafif, aynı hızla yere düşersin çünkü ivme sabittir, ge eşittir dokuz onda sekiz” repliğinin tekrarlandıkça güzelleşmesi, mesela o kadın kaç defa söyledi, hiç sıkılmadım, hepsinde de güzeldi. üç buçuk milyona aldığım eşarbı satan çocuğun “bu çocuk kalite satıyoooe” diye bağırması, tekrarladıkça daha güzel bağırması, eve gelince baktım ki ufak defo var, “defolu kalite” pekâlâ mümkün. “saçın güzel olmuş”, “saçın kötü olmuş”, “saçın yıpranmış”, “ay saçına alıştım ben güzel olmuş”, “ay saçına ne yaptın”, ay oy ay, saçımla ilgili yorumlar tekrarlandıkça daha güzel oluyor, çok güzel oluyor, saçım bu duruma hiç bozulmuyor. “hadi bi çay söyle bakalım”, bu cümle her seferinde daha da güzel çıkıyor ağızlardan, iş arkadaşlarımın da hepsini seviyorum. tekrarlanan her şey kötü olacak diye bir şey yok. her gün eve geliyorum, şahane bir şey bu, valla. “bi tane de winstın baks”, her seferinde ne biçim söylüyosam artık daha iyi, daha güzel. güzel güzel. o yoksa malboro layt.

.