epidermic terror
Çarşamba, Mart 5th, 2008
int main (void)
{
gün jelatin çiçek’in sobesine karşılık verme günüdür sevgili gönül dosları,
erkek olsaydım “sevgilimler, gönül doslarım, cicilerim” yazardım,
erkekler kızlar kendine aşık olsun diye hep öyle şeyler yazıyorlar,
mesela: meraba gızlar seni seviyom,
kızlar da hemen inanıyo,
kriptolojik blog yazma teknikleri,
return 0;
}
bu postu yazmadan önce düşündüğümde anladım ki, benim yaptığım çok saçma bir sürü alışverişler var. ama buraya en can alıcı olanı yazıcam. sene 5 sene önce, amacım; [makyaj malzemesi sadece bir göz kaleminden ibaret olan her üniversiteli genç kız gibi] olabildiğince renksiz ama güzel kokulu [hrmfs] bir dudak kremi almak. meşrutiyet caddesinde bir dükkana girdim. içeri girer girmez ne olduğunu henüz anlayamadığım bir ürünün standı başında duran bir kadın adeta sözleriyle ayağıma çelme taktı, pencereme daş attı [tıkh!] hşşt, pşşt, bana baksana güzel kız [saniyesinde kafa o tarafa döner, aaağğua bana güzel dedieee :D] öğrenci misin, vaktin var mı, gel sana anket yapiyim [bana güzel dedieeee!] hani herkesin kapalı yerde kalma korkusu, yükseklik korkusu, böcek korkusu filan vardır ya, benim fobi boyutunda en büyük tek bi tane korkum var ve onun da adı selülit. kadın bu korkumu gözlerimden sezdi ve bunu bana karşı bir silah olarak kullanmaktan çekinmeden sorular sormaya başladı: spor yapıyo musun [ı-ııh.. ama özümde sportmen bi insanım, biz bi keresinde şampiyonaya gittik, adımız gastede çıktı “altın kızlar”] sebze yiyo musun [sebze mi, benim kollarım pırasa, bacaklarım brokoli, saçım karnabahardan yapılmıştır!] kahve & kola tüketimin nedir [feyzul’la tavla oynarken türk kahvesi içiyorum ve kola da eve misafir gelince alınır bizim evde] yaşın kaç [yirmbir] bence şimdiden başlamalısın [yirmbir? şüpheler içe dol] üstelik şimdi kampanya var, bir alana bir bedava [bu işten çok kâr edicem gibi bi takım hisler] sanırım bir ara gözleri kırmızıya döndü ve “portakal kabuuu! selüliiit, selüliiğt, selülüüüit, portakaaal!” diye çığlık atmaya başladı. haşmetli elimi standa “zbamk!” diye vurmamla kadını susturdum ve şöyle dedim sakince: “bana ordan iki paket ver..” kadın bana iki paket verdi. limiti 150 ytl olan kredi kartımla taksite böldürdüm [-gözleri kısarak- ufff! sıfır selülüt, bikini üstüyle deniz kenarında paten yapmak, ıhıhıhığğ] şimdi bu neden saçma bi alışveriş tek cümleyle özetliycem: o iki paket hala kitaplığımın en alt rafında duruyor. [çaydan bi yudum almaca: hüüürrrfp!]
no matching function for call
