inner spaces
Cuma, Mayıs 23rd, 2008
paragraf bir cümlelik de olsa, aşağıya geçerken düşününüz, önce içinizden, sonra dışınızdan, sonra tekrar içinizden düşününüz, geçiniz.
.
acılarının yok satmasından korkan kız tüm yazılarını kendine yazıp gene kendine mail olarak attı.
.
“gerçek suskunu hiçbirimiz duyamadık, çünkü o hiç konuşmadı.”
-bunu bi yerde mi okudum, ben mi düşündüm, önemli mi-
.
yaşantıma flash forward bir ses istiyorum, beni üçüncü şahıstan anlatıcak. [dinlerken eğlenirim]
.
eldivensiz ellerimi deterjanlı, sıcak sulara daldırıyorum, uluslararası platformlarda ve dost meclislerinde kabul gören bi küfür sökülüyor ciğerlerimden: faaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaağk!
.
kuramsal sevgilini terk edip orijinal taklitleriyle gönül eğlendirmek için HANS yazıp 5477′ye gönder. [5477: kiss]
.
ilgili şahsın, ikinci bir emre kadar duyduğu, okuduğu, yazdığı ve söylediği tüm kelimelerin mantığa; adab-ı muaşerete; en çok fizik ve matematik olmak üzere tüm ilimlere; bugüne kadar edindiği öğreti ve tecrübelerine istinat etmeyen ikinci anlamlarını ima etmesi, yorumlaması ve dahi düşünmesi şahsın bizzat kendisi tarafından bilfiil yasaklanmıştır. [muhafızlar! bu cümleyi de diğer can çekişen cümlelerin yanına atın, aslanlar yesin filan!]
.
kelimelerin anlamları doubled, tripled, quarted, mertlik corrupted.
.
saray yavrusu gibi bir zindanda yaşıyorum.
.
bir sürü kamyoncu arkadaşım olsa, çete gibi olsak, ben elebaşı olsam, efkarlı bi rakı masasında kafamı kuru, kavruk, sigara kokan ellerimin arasına alıp utana sıkıla anlatsam onlara herşeyi, masadan kalktıkları gibi doldursalar damperlere çakılı, kumu, taşı toprağı, “durun, yapmayın, etmeyin!” desem de dinletemesem ve hepsini senin üstüne boşaltsalar, ama sen ölmesen, sadece beni öldüren inceliklerin ölse, böyle hıyar gibi biri olsan, hemen orda bana çıkma teklif etsen, ben de düşünmem lazım diyip hızla uzaklaşsam, senden bi soğusam böyle ıyy, ama rahat bi nefes alsam.
.
bir kedim bile yok.
imza: şüröd
