archive for Mayıs, 2008

third revelation

Pazartesi, Mayıs 5th, 2008

flaş flaş flaş! cennet’ten o kadar çok bahsettik ki cehennem’e söz hakkı doğdu! kendi zebanilerimiz tarafından kaçırıldık, şimdi yeraltından notlar haber ajansına bağlanıyoruz:

ünlü medyum hasret altınhis’in iki hafta önce baktığı kahve falına göre bir aya kadar kocaman bi kuş gelicek. kuş böyle bizim ev kadar, üstümüze oturcak, ölcez. öyle kallavi bi kısmet.. ama bir terslik.. ööhmm.. araya cennet’ten karışan bu asılsız haber için tüm izleyicilerimizden özür dileriz.

* * *

neyimden utanayım ki, neyimden utanıcam, sizin gizli saklı ağzınıza geleni söyledikleriniz çok mu bi b*kum ha, ay b*k dedim, tek yıldız koymam da ayıp oldu, çünkü sizinkiler beş yıldızı gerçekten hak ediyor: b*****k

* * *

oh dear, biz sizi arkanızdan bıçaklamayı çok iyi biliriz de, kendimize kıydığımız kadar kıyamıyoruz size. (bkz: aşk dolu sözler, sevgi dolu sözler, özlem dolu sözler) ama çok sürmeyecek, mükemmel bir cinayet planlıyoruz, there will be blood! drrraaaainaage, drraaaiinaaage eli! i - drink - your - milkshake! i drink it up! where is your lord eli?!! bizi siz çıldırttınız, bizi siz çıldırttınız, bizi siz çıldırttınız!

* * *

bana çiçekli basmalar alabil diye köyümüzden uzak bir şehirde çalışmana razı olamam nazlı yar. sen gittiğinde gocunmadan çalışırım tarlada, tırnağım kırıldı diye sızlanmam hiç ve sırf teknolojiye olan hürmetimden en gelişmiş tarım makinelerini alırım. fakat o makineler ki ağaçları kökünden kesince bu toprakların ağzına *çılır sevdiğim, küfürlü kelimelerin ortasından yıldızlar saçılır. bana çiçekli basmalar alabil diye gitmene razı olamam yiğidim, sabahları kalkınca senin gömleğini giysem yeter. kim demiş teknoloji iyi bir şeydir diye, bu teknoloji yüzünden oluyor zaten ne oluyorsa. teknoloji olmasaydı mesafe diye bir şeyin varlığını bu kadar hissediyor olmazdık, kim uydurmuş dünya küçüldü yalanını, küçüldü de bize mi küçüldü, al işte çapı aynı, hala büsbüyük, içinde kayboluyorum, tam bir nokta kadarım, doğru çizicem diye helak oldum, köprü yaptım, yol yaptım, asfalt döktüm, sürekli bad command or file name, kodlar hatalı, düzenekler hatalı, normal şartlar altında hiçbir şey doğru düzgün işlemiyor, beni siz sayısallaştırdınız, beni siz mekanikleştirdiniz! [gucurt]

* * *

2046 no’lu odada kendi kendine konuşarak çıldıran kadın. o benim. yani keşke ben olsaydım, aynı o kadının babası gibi babam beni sana vermeyeydi de ondan çıldırsaydım hahaha, ama yok ben başka türlü çıldırdım. alo? evet buyrun ben 2046 no’lu odada kendi kendine konuşarak çıldıran kadın. efendim? yok beyfendi ben sizi ne arıycam, beni siz çaldırttınız!

* * *

- alo buyrun, dilbert cinayet işleri bürosu.. yok hanımefendi biz cinayet çözmüyoruz, bizzat işliyoruz.. üstelik cinayetlerimiz baldan tatlı, lobutla kafa pekmezi akıtılır. gene de bir gün ihtiyacınız olursa arayın, sonuçta bizi siz cilbırttınız.

* * *

- ne bu acele yaa, paldır küldür, yavaş olsana..
- lütfen kapayınız o güzel çenenizi, bizi siz paldırttınız!!!

* * *

- kızım mildret, şu odanı topla biraz, senin gibi bir genç kıza yakışıyor mu hiç?
- ne genç kızı sevgili anneciğim, ne genç kızı?!! beni siz mildırttınız!! ahahahha ahahahha ahahahahohoho…off.

* * *

haber bültenimizi genel yayın müdürümüzün favori parçasıyla sonlandırıyoruz, esen kalın.

.

distances vi)

Perşembe, Mayıs 1st, 2008

.