archive for the 'evren tam bir matematik' Category

dışa vurma teknikleri

Perşembe, Nisan 26th, 2007

senin sahnen. rolünü, kostümünü ve tiradlarını baştan sona kendin hazırlıyorsun. rol kesmekten bahsetmiyorum. elindeki malzemeleri optimum verimlilikle kullanarak kendini en iyi şekilde ifade edebilme çabanı kastediyorum. i-fa-de. seçenekler mevcut: a) i fade b) i fake c) i am. doğru cevap şudur, şöyle yapacaksın diye bir kural yok. üstüne yakıştırdıktan sonra hepsi makbul. işte blog yazmak bence böyle bir şey. [edit: aa, bu paragraf “blog insanın kendine yakışanı giymesidir” oldu! pıfh.]

* * *

bugün de tüm dünyayı seviyor, bunun sebeplerini araştırmıyorum. sevmek “hoş ve yararlı bir fonksiyon” olsaydı, insan olmazdık. “sayı” olurduk. [kulakların çınlasın zamyatin]

.

sevgili günlük

Perşembe, Şubat 1st, 2007

burda bi çaycı var, günlerdir bana çay fişi satmak için ölüyo. bi tane iyi çaycı var, o “sorun değil” filan diyip geçiştiriyo, nasıl olsa misafirim diye. diğeri de gelip gelip “fişi şimdi mi sonra mı verceksiniz?” diyo. ay kaç defa dedim, benim fişim yok! az önce gene “ben size fiş getiriyim”, dedi. “getir”, dedim.

15 mayıs ‘06, adıyaman

işe başladığımdan beri, günde minimum 66 cc çay içtiğimi varsayarsam, toplam 49.6 litre çay içmişim demektir. emekli olana kadar minimum 1224.8 litre daha çay içmiş olacağım. ne o öyle ya, devlet buna bi şey yapması lazım.

yeminle: kanka sana yeminler ederim ki sabah önce bu postu yazdım ve sonra sayfana baktım ve son cümlelerimizin benzerliği bana dehşetlerden dehşet beğendirdi! holi şit dedirtti! şoke oldum, çıkınca çaldırcam.

.

would you mind me closing the door?*

Pazartesi, Aralık 25th, 2006

sonrasında komşular rahatsız olur diye müzik dinlemeyi bırakıyorsun sen. işin kötü yanı, müzik dinlemeyi özlemiyorsun da. dolapta bir dilim pasta var ve sen buna sevinmeyi unutuyorsun.

statik tepkilerinin sebebi olan dinamik kaygılarına dair binlerce bağımsız değişken bulabiliyorsun. matematiğin iyi diye evreni çarpıp bölmeye hakkın yok ve bazen seçmek gibi bir lüksün de olmayabilir ama,

seçmemek için her zaman bir şansın var dostum.

.

.

*those who wouldn’t are the ones who know that they’re already inside. the ones that i’m grateful for. thank you.  

[kapıyı kapatmamı sorun etmeyecek olanlar, zaten içeride olduklarını bilenlerdir. yani benim minnettar olduklarım.]

.

optimum verimlilik ve zarafet yasası

Salı, Aralık 19th, 2006

sevgili jürgen,

evrenin optimum verimlilikle kullanılması gerektiğine dair düşüncelerim var. bugün sevgili dostum mehmet’le buluşmak üzere gittiğim mekanda, iki koltuklu bir masanın boş olduğunu gördüm ve tereddüt etmeden oturdum. o koltukları boş bulmak biraz zor oluyor çünkü sandalyeli masaların sayısı daha fazla ve koltuklar gerçekten çok rahat. mehmet yaklaşık olarak 10 dakika kadar geç kaldı ve ben 10 dakika kadar erken geldim.

bu süre zarfında yavaş yavaş çevremdeki diğer masalar da dolmaya başladı. gelen iki-üç kişilik grupların sandalyelere oturmak zorunda kalması ve benim iki güzel koltuklu masada tek başıma oturuyormuş gibi görünmem beni bir süre rahatsız etti. kendimi haklı çıkarmaktan memnun bir iç ses sayesinde mehmet’in az sonra geleceğini hatırladım. o masada iki kişi oturacak olmamız bana koltuklu masaya oturma lüksünü veriyordu.

peki ya herkes böyle mi düşünüyordu? eminim tek başına bile olsa o koca koltuklu masaya oturacak olan pek çok insan vardı. bense tek başıma olsam muhtemelen sandalyelere yönelirdim. kimileri bunu eziklik olarak adlandırmaktan çekinmese de, ben bunu evrenin optimum verimlilikle kullanılması adına yapıyor olurdum.

kibar olmak lazım geliyor jürgen. zarif olmak lazım geliyor. ben ki, birisine haddini bildirmek istiyorken bile, o kişiye reddemeyeceği bir methiye düzermişcesine sövmek istiyorum. sövmek küfür etmek değil elbette, hicvin güzelliği inceliğinde yatıyor. bir odun parçasına çiçekler açtırıp, aynı odunu ağaçtan geldiğine pişman edebilirim lakin insan bazen oduna bile benzemiyor.

her zaman senin,
claire

.

ben bu aralar..

Pazartesi, Ekim 16th, 2006

sevgili okur (ve sen sevgili bergüzar),

gerçekten aklımdasın. o şeyler bi belli olsun söz yazıcam sonra. şimdilik pek ayrıntılı anlatamıyorum. kesin olan bir şey var. iki kere iki dört. grüşürüz.

0iki9_e.gif
.