as i walk
Salı, Aralık 30th, 2008
sokakta yürürken yaşlandığımı hissettiğim bir sabah: servise binmek üzere yürüdüğüm karlı sokakta yanımdan liseli bi kız geçti. ayağındaki bez converse’leri gördüğüm an farkında olmadan “tam dayaklık!” dedim içimden.
sokakta yürürken yaşlandığımı hissettiğim bir akşamüstü: eve doğru yürürken önünden geçtiğim anaokulu bahçesinde birbirlerine taş atan çocukları gördüğüm vakit, dehşete kapılmış bir şekilde ve tam da bir öğretmen edasıyla bağırdığım: “çocuklar! n’apıyosunuz siz ya?” ben böyle bağırdıktan sonra gerçekten de durdular.
sokakta yürürken örnek gösterildiğim bir akşamüstü: gene aynı anaokulunun önünden geçerken, yanımdan geçmekte olan bir kadın, elinden tuttuğu 4-5 yaş civarındaki oğluna şöyle dedi: “bak, abla ne güzel sarınmış..” atkı ve bereyi affetmem, kendime hunharca sarmalarım, doğrudur. velet ne atkı, ne bere takmıştı, kendimi garip hissettim ne biliyim.
