cumartesi sabahı hırkası*

Cumartesi, Aralık 27th, 2008

günümüz dünyasında “hoppala!” nidasıyla şaşıran ve memnuniyetsizlik bildiren insanların sayısının gittikçe azaldığı su götürmez bir gerçektir. bu konuyu ünlü bilim kadını derbeder hasretova’yla tartıştık. yüksek şahsiyet hasretova’nın görüşleri şöyle [burayı sakin ve kelimeler arasında en az 3 saniye duraksayıp iç çeken bi gubikle okuyunuz]: “hoppala, hombili ve hobuç. işte bu üç kuram, kaybetmekte olduğumuz değerlerimizin bir yanımsaması, görüngüsü ve hatta olumlamasıdır.”

/gerçekler/
-özlem hobuç ne lan?
-ya hani çocukları sırtına alırsın ya, hobuç etmek işte o.
-e hombili?
-hombili de çocuğu omuza almak, ben küçükken hep hombili isterdim :D
-ahahahahaha, hombili :D siz gazipaşalılar, japonlar gibi her durum için tek bir kelime kullanıyorsunuz, biz olsak o eylemi anlatmak için 10 tane kelime kullanmak zorunda kalırız, hombili :D

/mizansene giriş 101/
-hey, gökyüzündeki şu karaltı da ne?
-bu bir yanımsama!?
-hayır, bu bir görüngü?
-hayır, hayır, hayır, bu.. bu.. hombili-man!

hombili-man, zor durumda olan çocukları homibili yapar, doğa üstü yetenekleri gereği hiçbir çocuk parmağı gözüne girmez ve saçları asla acımaz.

/macera no#2: ağızdan fırlayan avakado/
-ya işte ben öyle /çpıt!../ yaptım sonra. (çpıt: ağızdan avakado fırlaması -istemdışı-)
-öyle yaptın ve bunu söylerken avakado’nun yarısını masada bıraktın.
ağızdan fırlayan avakado partükülünü göstererek:
-evet, öyle yaptım ve işte buraya yazıyorum manasında, aha buraya yazdım.

/yukarıdan aşağıya doğru yapılan tüm indirgemeleri reddetmek/
“insan zeki olduğu için elleri vardır, elleri olduğu için zeki değildir.”

*cumartesi sabahı hırkası: sabah uyanır uyanmaz giyilen ve gün boyu pijamalara eşlik eden sevimli hırka.

.