archive for Eylül, 2009

holy grape

Cuma, Eylül 25th, 2009

ingilizce’yi seviyorum. bu kadar açık ve nettir bu konudaki düşüncem. durum böyle olunca kendime sormuyor değilim: sevgili melizabeth, bu kadar ingilizce sever bi insan olmanıza rağmen, altyazısız bir film izlemek olsun, bir ingilizce kitap okumak olsun, neden sizde bu tip davranışlar göremiyoruz, nerde tüm bunlar, hığm? sanırım tüm bunları rahatçı yanım yemiş sevgili dostlar. bu ilk akla gelen sebep, fakat bir de bunun altında yatanlar var, mesela en ufak bir kelime kaybıyla koca anlamdan olmak korkusu. işte, ben melizabeth royaloğlu, sırf bu yüzden farzi misal dört sayfalık makaleyi 2 günde [ingilizce okuduğum tek şey makale oldu bugüne kadar] okuduğumu bilirim. bir filmi, bir diziyi neden altyazısız izlemediğime gelince, zebraya “why?”, diye sormuşlar, o da “why not?”, demiş. işte ben hikayedeki zebra oluyorum, neden altyazısız izleyeyim, “altyazısız da herşeyi anlayabiliyorum, yapım böyle” diyerek eşe dosta hava mı basayım, esprinin ne olduğunu anlamadan sırf sezgilerim doğrultusunda “bir espri geçtiğini” algıladığım anlarda yalancı kahkahalar mı atayım, ımphhphh’lar mı yapayım, laga luga mı edeyim, enseye şaplak, kulağa züppek mi kaçırayım ulan!? [bu cümlede taklit sezilebilir fekat aslında orcinalı benim yani gerçek hayatta, bi ara hatırlatın da anlatayım] işte sayın insanlar, bu benim acıklı öyküm, bu benim özüm. yaşantımdan eksilen son bir ayın içinde bana uymayacak bir takım yanlışlarım oldu, bunlardan birincisi, altyazısı olmayan bir diziden üç beş bölüm izlemek ve ikincisi, çok sevdiğim bir kitap serisinin 3. kitabının türkçe’sinin olmamasından mütevellit ingilizce bir kitaba başlamak. kendime çok yüklendim, kendimi hor kullandım, acımadım kendime ve ne oldu, bir canavar yarattım! içimden kendimle ingilizce konuşuyorum, “how are you?” diyorum kendime, “fine thanks and you?” diyorum, “fine, please sit down” diyorum, iyice bir zıvanadan çıkıyorum, bana bir haller oluyor a dostlar.

.

aloe vera

Salı, Eylül 22nd, 2009

.