laundry issues

Çarşamba, Mayıs 19th, 2010

-canım çamaşırlarını asıcaktın sen?
-çayım bitsin asçam.

#1 saat sonra#

-artık çamaşırları asiyim di mi?
-evet canım as bence de.
-tamam az soğra asiyim.

#2 saat sonra#

-çamaşırların makinenin içinde evrimlerini tamamladılar, az sonra karaya ayak basan ilk organik çorabı buradan izleyebileceğiz. o ibuk ridırı da kafana atmak istiyorum.
-ama yeni çay koydum, o bitsin, asarım asarım. (relax, take it easy)

#3 saat sonra#

[televizyon kapatılır, sessizlik olur]
- aa canım sessizlik oldu böyle, hadi bana komikli bi şiler anlat.
-hığ, sen az sonra çamaşır asarken ses yaparsın canım böyle çpıt çpıtk!
- taam vazgeçtim sus konuşma.

#86 saat sonra#

[az önceki söylediği komik şey neydi diye düşünürken]
-canım sen az önce ne söylemiştin de gülmüştük biz?
-kısa süreli bir düşünme-
-ho ho ho, demiştim.
-nası yani?
-o kadar komik bi şey söylemiştim ki böyle inanılmaz bi şeydi, çok da gülmüştük, en harika bir espriydi adeta.
-aptalsın canım.
-ve hiç beklenmeyen bi şi olur-
-bari ben çamaşırlarımı asayım.

inanılması güç ama gerçek, çamaşırlarını astı, kuruyanları da vinç/kepçe kepçe gibi üstüme bıraktı. hatta bu satırları yazan lacivert göynek. finalde ise gri, siyah ve lacivertten oluşan çorap bulamacını da üstüme atarken yüzünde aptal bi gülümsemeyle:
-bunlar da birbirinden renkli çoraplarım.

çamaşır asma işini bitirdi, şöyle bi baktım da sermemiş zaten çamaşırlığa rastgele dağıtmış. elinde gene o ibuk riidır, huzurumuz kalmadı.

* * *

betlstar galaktika’yı çok geç keşfetmiş biri olarak son sezonun sondan ikinci bölümüne geldim. bu diziyi gerçekten severek izlemiş birisine bunu söylediğimde çok bi acayip bakıyor, hani sanki “ne kadar şanslısın, ne güzel yerindesin” gibi. böyle yapan da bi kişi var aslında, güneş. niye genelleştirme yaptıysam, güneş benim için özel bir insandır. bir zamanlar kendisinin söylediği gibi, saylon da olsa gene de severdim onu. saylonlu, agfsd.

* * *

20 mayıs 2010, tilki tilki @eski beyrut.

.