archive for the 'ben yaptım' Category

me vs. chief tyrol*

Perşembe, Nisan 15th, 2010

saçları simsiyah, upuzun, düpdüz, hattaahaha dümdürek, pırasa saç ve bence güzeldir o saç tipi. yeşil eşofmanı var, grass green, yok öyle altın sarısı halka küpe takmıyor o kadar da değil. tokasını unutmuş, saçlarını ne yapacağını şaşırıyor. kendi kendine konuşuyor bunları tabi, ben “efendim? (gizli soru: bana mı dediniz?)” dedikten sonra öğreniyorum. “hayır ofisten çıkıp geliyorum, aceleyle çıkınca tokamı her seferinde unutuyorum, insanlar da bu kız spor yapmaya mı geliyor, saçını savurmaya mı? diyecek” diyor. “yok canım olur mu öyle şey, kimse öyle düşünmez de insan rahat edemez tabi açık saçla, benim de yok yanımda hiç fazla toka” derken tişörtümün kenarına takıverdiğim mandal tokayı görüyorum. “ama bu var, belki toplarsınız bi şekilde?” teşekkür ediyor, saçını topuz yapıp iliştiriveriyor tokayı. aramızda bu konuşma geçeli iki hafta oldu. bugün ben tam çıkarken gene karşılaştık, o da yeni gelmişti, saçını minik bi tokayla toplamaya çalışıyordu. “sırf bu yüzden kestiricem saçlarımı” dedi, “kıymayın” dedim. “hayır” dedi, “ofisten çıkıp geliyorum, her gün uğraş, bi de burda uğraş”, güldüm ben de ama böyle ‘hrmf, hay allah, sizin de işiniz zor’ şeklinde güldüm. sonra içimden “vay be” dedim, bunca yıldır ben de ‘ofis’te çalışıyorum, bugüne bugün hiç böyle bi derdim olmadı. ne saçımla uğraştım, ne de ‘ofis’ kelimeli cümleler kurdum, ya da sayılı kez kullanmışımdır. bence ofis diye bi şey yoktur, iş yeri vardır, ofis ne ya, havalı kızlar ofis diyorlar, bi de manitam ofis diyor, ama onun saçları hiç de simsiyah, upuzun değil, sanki onun çalıştığı yer gerçekten de ‘ofis’miş de, geriye kalan tüm dünyanınki ‘iş yeri’ymiş. onun ağzında o kızın ağzındaki gibi durmuyor ‘ofis’. mesela “proje” de öyle bi kelime. sanki anasının karnından projeyle doğdu, yani doğumu bir projeyle gerçekleşti, tövbe. ama mesela manitam ‘proje’ diyorsa o şey gerçekten de projedir, laf olsun diye değildir. hele ki procek menicır, offf, böyle suratına suratına vurasım gelir. ama mesela manitam project manager olsa olur yani, yakışır, hahahahaaa, yok ya mesela demet de olsun project manager ona da yakışır, deniz de olur, ama lütfen geriye kalan kimse olmasın, bi de gerçekten hak edenler hariç (onlar kendilerini biliyorlar).

yalnız geçen gün bi kelime kullandım, dayaklık bi kelimeydi ki ‘oha ne dedim’ diye şaşırdım sonrasında. ne demiştim ya, özlem’e bile demiş olabilirim, hatırlayınca şuruya yazıcim: (hatırlayamadım)

insanların ağızlarından çıkan kelimelerin ağızlarında nasıl durduğu, ağızları dışında bir sürü şeye bağlıdır.

-

sürekli aynı şarkıda koşuyorum, yaklaşık olarak koşmaya başladığımdan beri hep aynı şarkıda koşuyorum, yaklaşık olarak o şarkıyı seksen altı defa dinlemişimdir, bundan hiç sıkılmıyor olmak beni korkutuyor bazen. bakalım daha neler göreceğim.

-

önümdeki panele bakıp, koşma hızını benimkiyle aynı seviyeye ayarlarken “beraber koşmamızın bir sakıncası yok ya?” dedi. “bizim muhite gelince ayrılırız” demedim, çünkü ben öyle espiri yaparken zekice laflar eden kızlardan hoşlanmıyorum. bence kompleksli kızlarımızdır bu kızlarımız, onları doğal olmaya özendirmeliyiz, illa bi zekasını gösterecek, hem güzel, hem sportif, hem zeka kübü, “ne oluyorsun?” derler adama. kendin ol bi ya, şöyle aptal aptal ağzını ayırarak sırıt bi, “ıhıhıhı eheh” diye gül. zaten koşmaktan suratın kıpkırmızı olmuş,  hem zaten bu hayal ürünü hikaye de hep bu kızlarımızın işi. durduk yere böyle hayal kuruyor mesela, ama o anlamda değil, senaryo yazmak için kuruyor hayali, yoksa kızlarımızın manitası var ve spor salonu birisine aşık olunabilecek son yer. gene de işte senaryosunu yazmış kızımız, ne diyelim, kızalım mı şimdi yani, iyi aferin diyelim, otur diyelim. kızımız oturdu.

-

biliyor musun, ben gerçekten “şef” oldum bilog.

-

*ben sana şef olamazsın demedim chief, insan olamazsın dedim.

.

aloe vera

Salı, Eylül 22nd, 2009

.

material balance

Salı, Mayıs 26th, 2009

.

persona non grata

Cuma, Aralık 19th, 2008

.

everything is something happened

Çarşamba, Temmuz 9th, 2008

.

distances v)

Pazartesi, Nisan 21st, 2008

.

distances

Çarşamba, Nisan 16th, 2008

.

it’s true that i can

Pazartesi, Mart 24th, 2008

.

kaldırım kenarı masada oturmak

Çarşamba, Mart 12th, 2008

.

run!

Cuma, Şubat 22nd, 2008

.

cevap anahtarı

Pazartesi, Ocak 28th, 2008

.

olmayacak dualar ve amin’ler

Cuma, Ocak 4th, 2008

.

haroşo

Salı, Aralık 18th, 2007

.

singing in the rain

Çarşamba, Kasım 28th, 2007

.

pzrts hortlatması

Pazartesi, Kasım 26th, 2007

.